OFFFice Girl

OFFFice Girl

Çalışıyor musunuz? Sinir olduğunuz, her gördüğünüzde suratına patlatmak istediğiniz bir ofis arkadaşınız, şefiniz, müdürünüz mü var? Söyleyemedikleriniz içinizde dağ gibi birikip içinizde mi patlıyor? Evet! Doğru yerdesiniz!

0 yorum

Her şey çok güzel olacak!

Sormayın nasıl keyfim yerinde :) Çok sevgili sefim tuttu evlendi şimdi de balayinda. Bana kalsa geri donmese de olur ama lanet haftaya donecek!

Gittiğinden beri “Gülşah Küçük Anne” gibi OFFFiceGirl Küçük Şef oldum valla :) Üstelik sürekli “Aferin”ler alıyorum, finans müdürünün falan arkamdan beni ovdugunu duyuyorum.

Keyfim pek yerinde!

Kocası çalısmasını istemese mesela. Ya da ne bilim çalışmakla evi yurutemeyip isi bıraksa…


Ben size soyliim benim gelecegim parlak arkadas :) Sonra söylemedi demeyin ;)

0 yorum

Nihayet :))))

Ben gittiiim ve o çok sevgili müdürümle konuştum :)
Size zaten dananın kuyruğu kopuyor diye yazmıştım. Neyse sonrasında öüdürüm beni çağırdı. Ben de ağzıma geleni saydım, ay pardon anlattım yani. Sessizce dinledi arada bikaç soru sordu “Bu olay ne zaman oldu?” gibisinden ben de cevap verdim. Ama beni dinlerken yüzünde en ufak bir sıkıntı, kızgınlık yoktu. Konuşmam bitince bana “Seni çok seviyorum biliyorsun değil mi?” dedi “Evet” dedim. “O zaman beni iyi dinle. Bu söylediklerinin %90ının ben zaten bikaç aydır farkındayım ve bununla ilgili gelişmeler oluyor. Bazı değişiklikler olacak, sen hiç merak etme. Sadece biraz daha sabret olur mu?” dedi :)
image
Bizimki zaten gizli işler çeviriyordu. Sanıyorum pozisyonu değiştirilecek. Ha şunu da söylemeden geçemiciiim. Kendisi son bir haftadır yani ben bu konuşmayı yaptığımdan beri gayet sessiz, sakin, hırlamayan aksine anlayışlı bir insan haline geldi. Evcilleşti bi anda :) Sanırım müdürümün de bu işte parmağı var. Ya da beni odada müdürle konuşur görnce biraz tırstı ve ayağını denk almaya başladı bilemiyorum.
Konuşmadan sonraki benim ve yakın çevremin halini de gif.te görüyorsunuz :))))))

0 yorum

Dananin kuyruğu kopuyooooorr!

Gel dostum gel sen de kaçırma bu haberleri. İzne çıkmadan önce sizlere mudurumle konuşmaktan son anda vazgeçtiğimi söylemiş ama ayrıntıları anlatmamıştım. Zira kafamı bunlara yormak istemiyordum. Az da olsa keyfim yerindeydi. İyisi mi önce o gün olanları anlatayım sonra bugüne doneyim.

İzne çıkmadan önce artık sabrım gitgide tükenmişti malumunuz. Ben de sürekli sinirlerim bozulmasın diye şefimle muhattap olmamayı tercih ediyordum. Bana cevabı evet/hayır olan bı soru sordu ve ben de kafamı yaptıgım isten kaldırmadan “Hayır” diye cevap verdim. 2 dk sonra “Elindeki is bitince seninle konuşmak istiyorum” dedi. Neyse kalktık gittik boş bi odaya. “Bak” dedi “Her kadar ben size arkadasinimisim gibi davransam da ben senin yöneticinim. Sen benim islerim, davranışlarım veya tavırlarım hakkında sürat asamazsin” dedi. Ben de “Sen sadece hata yaptığımızda yoneticimiz gibi davraniyorsun” dedim. “Ayrıca beni herhangi bir şey için azarladiktan 5dk sonra hiçbisi olmamaiz gibi davranmamı bekleme. Ben henüz 5 dk oncesini atlatmamıs oluyorum.” dedim. Neyse kısaca restlestik sonra ben uzatmadım o da güya bana gözdağı verdi. O zaman yeter artık bu kızın yaptıkları diyip mudurumle konuşmaya karar verdim. Ama ne yazık ki uygun bı fırsat bulamadım. Sonra da izne çıktım. İzin dönüşü sinirim geçmişti konuşmaktan vazgeçtim.

Peki sananın kuyruğu şimdi neden kopuyor? Isini yapmak dısında sınır bozan bu kızın son hamlesi dün beni boş yere azarladiginda ona “Geriyosun beni yaaa”dedim diye cevaben “Bi kere ne bicim konuşuyosun sen benle yaa? Düzgün konus! Müdüre de diyebiliyo musun beni geriyosunuz diye? Allah allah… ” Demesi oldu. Yine haksizdi. Yine biz yere herkesi germişti. Ve yine beni delirtmisti. Alenen canının istediğini söyleyen bu kızın yaptıklarını artık müdürümüz öğrenmeliydi. Canıma yetmişti.Tuttum müdürüme mail attım. Konuşmak istediğimi soyledim ve bana zaman ayırmasını istedim. Henüz cevap vermedi ve zaten ofiste degildi. Yarını bekliyorum heyecanla. Umarım anlatmak istediğim her şey anlatma fırsatı bulurum :(

0 yorum

Geri dönüşüm muhteşem olmalıydı :(

İzinler kullanıldııı, ofise geri dönüldü. Yoğunluğu az olan Ramazan günlerinden sonra yoğunluğu eskisinden de fazla olan sonbaharın ilk günleri başladı. Hava durumunu sorarsanız, hala sıcak ve hala güneşli ama sabahları kapıdan çıkınca azıcık serin esiyor, geceleri açık havada bir hırka almayı gerektiriyor omuzlara…

          

Razaman boyunca hem birbirimizi az gördüğümüzden, hem de işler yoğun olmadığından birbirimize girmedik sayın şefimle. Fakat gelin görün ki inceden kendini hissettirmeye başladı. Abuk subuk çıkışlar yapmaya, “Ay çok işim var, offf pufff” demeye, arkamdan konuşmaya devam etmekte.

Ha sahi arkamdan konuşmak demişken, dün akşam çıkmamıza 10 dakika kala finans müdürümüzün yanına bi konu hakkında b

ilgi almaya gitti. Konu benimle alakasız fakat diğer çalışma arkadaşım ile alakalıydı. Neyse benim bütün işlerim bitmişti sonuçta, ben de mesai saatim dolunca da çıktım gittim. Beni bağlayan ne varsa sanki…

Arkamdan bir sürü konuşmuş haspam. Vay efendim neymiş bu böyle, saat 6 oldu diye hemen çıkmam mı gerekiyormuş, 5 dakika beklesem ölür müymüşüm. Arkadaşım cevabını vermiş tabi, işlerimin bitti

ğini, benimle alakalı olan bişi olmadığını söylemiş bu susmamış ama. “Yarın da biz 6 dedim mi çıkıcaz!” demiş. Arkadaşım da bıyık altından gülmüş. “Gülme valla çok ciddiyim” demiş tekrar. Ha arkadaşımı da boş yere tutmuş zaten. Finans müdürünün konu hakkında ne söylediğini arkadaşım sormasa söylemicekmiş. E derdi zoru ben tabi… İşle işi mi var ki?

Ay bak sinirlendim yine… Ben bunu yazarken bana laf soktu şimdi. Sustum sesimi çıkarmadım. Hatta bakmadım bile. Ama bi gün patlicam diye korkuyorum.

Sürekli sakin olmaya çalışmaktan çok yoruldum!

0 yorum

Hay senin iznine!

Size izinlerle ilgili olaylarımızı  şurada  anlatmıştım zaten. Ama bugün konuyla ilgili bi gelişme oldu. Sabah laf arasında öğrendim ki Küçük Şefim bayramdan sonraki hafta için kıçını yırttığı iznini almaktan balayısı için vazgeçmiş. Balayı tatilini uzatmış. Kendisi bayram ile bayramdan sonraki haftayı kapatıp kimseye vermem diye bizim izinlerimizin içine sıçıp sonra vazgeçtiği bu haftayı bize haber bile vermemiş.

E be gerizekalı! Sen alamıyosun o haftayı diye biz de mi almayalım? Hadi beni geçtim, yanımda çalışan kızın kocasının izni yok diye 3 gününü şehir dışında geçirecek şekilde izin alabildi! Senin vicdanın da yok be! Her şeyin sahte!

Sen 3 hafta balayı yaparken biz de balkonda şu havuzlara gireriz artık:

1 yorum

Gözden ırak olan…

Aaaaaaah ahhhh! 3 Ağustos’tan beri bir tek kalem etmemişim şuraya, bir insan evladı da kalkıp “Hayırdır, sesin soluğun çıkmıyo. Öldün mü kaldın mı?” dememiş. Şimdi yalan söylemiyim “Mesajlar” kısmı okumama izin vermediği 1 adet mesaj olduğunu söylüyor ama ben okuyamadıktan sonra sayılmaz!

Söylemesi ayıp, topu topu 5 gün olan iznimi kullandım geçen hafta. İşle ilgili çok fazla düşünmedim. Sinirlerimi bozmadım. Dinlendim, gezdim, muhabbet ettim, içtim, bol bol güldüm. Azıcık su yüzü görüp, güneşi tenime değdirdim sereserpe. Nasıl iyi geldi bu tatil anlatamam. İşe geri dönüp de hiç sinirlenmediğim, bol bol kahkaha attığım halimi görseniz, siz de tatilin bana yaradığına inanırdınız. Demek ki uzun süre hiç ara vermeden sürekli işle haşır neşir olunca insan fıttırma noktasına geliyormuş gerçekten :) Bu fıttırık elbet buraya yazacak bir şeyler bulur mreak etmeyin. Dinginiz dediysek budist tapınaklarında hayatın sırrına ermedik ya!

Gitmeden çok fena delirmiştim ama. Size yazacak kadar bile kafamı toplayamaz haldeydim. Tutturmuştum “İlla müdürle konuşup bu kızın yaptığı her şeyi anlatcam bir bir. Kovarsa da kovsun!” diye. Azıcık adalet olmalıydı bu hayatta. Sonra “1-2 gün daha sabret” dedim “bak tatile gidiyorsun” dedim “denize girdiğinde bu kızın adını bile unutursun” dedim. Adını unutmadıysam bile en azından hatırlamadım :)

Şimdi daha iyiyim, psikolojim daha bir yerinde :)

Siz de bırakın işi gücü, 3 gün bile kaçabiliyorsanız bir deniz kenarında -hatta havuz bile olsa yeter- gidin. Ve suyun içinde ofis dedikodularını unutuverin ;)

Görüşürüz :)

0 yorum

Beceriksiz!!!

Sen git ay kapanışından sonra bir faturayı iptal etmeye karar ver. (Zira ay kapatıldıktan sonra ne fatura kesilir ne de fatura iptal edilir.) Sonra iptal etmek istediğin fatura yerine başka bir faturanın üzerine iptal kaşesini bas. Sonra hatanı fark et, bir iptal bile yapamayacakken 2 iptal yapman gerektiğini anla. Bana sor. Ben finans müdürüyle konuş dememe rağmen, bu hataları yaptığını söylemeye yüzün olmadığı için git muhasebe biriminin en altındakilere ne yapman gerektiğini sor.

Aaaahhh AHHH!

           

Nihayetinde o yanlış iptal kaşesi bastığın nüshaları sakladın. Ay kapanmasına rağmen fatura iptali yapıp, bunu da müdüre duyurmadın ya, helal!

0 yorum

Bir insan, kimse cevap vermediği halde, kendi kendine kaç dakika boyunca konuşabilir??? Bi sus yaaa bi susss! Ne yaptığınla ilgilenmiyor merak etmiiiiiiyoooooruuuuuuuuz!

0 yorum

Şefimle Diyaloglar

Şef X :
(Masamda duran evrağa bakarak) OFFFiceGirl bunun faturasını kesmeyi unutma tamam mı?
OFFFiceGirl:
Gözümün önünde duruyo nasıl unutabilirim?
Şef X :
Ben söyliyim de sonra "Unuttum" deme...
OFFFiceGirl:
(Yaaaaa sabıııııırrrr!!!!)

0 yorum

Maceraaa devaaam ediyoooor!

Hem de hiç kesintisiz :) TAmam arada yoğunluktan dolayı yazamamam gibi bir durum söz konusu ama o kadar kusur kadı kızında da olur kuzucuklarım :) evet bu kelimeyi yazıverdim çok pardon)

Neyse ofis içinde buraya yazmak hem aklımdaki çabuk boşaltmamı hem de bir adrenalin yükşelişi yaşamamı sağlıyor. “Ya biri görürse? Amaaaan biri görmeden yazıveririm çabuk!” diyorum ve çoğu zaman yazabiliyorum :) Ama benim gibi her şeye burnunu sokan bir şefiniz varsa, bazen bu çok riskli olabiliyor. Malum hala şaşırsam da okuma yazması var :)

Geçen Pazartesi yurtdışından çok üst düzey birkaç misafirimiz vardı. Kendileirnin geleceğini bile biz son gün öğrendik. Çünkü sevgili şefimiz “Yarın böle tipler geLecek düzgün giyinelim” dedi. “Sen kılığını düzeltirsen bi sorun kalmaz” diyemedim tabi.

Salı günü de gelen misafirlerle yemeğe gidilecekmiş. Ben bunu asistan arkadaşın masasına oturduğumda mailboxında açık kalan mailinde gördüm. Müdürümüz kendisine şu kişileri yeri ve mekanı haber vermeyi unutma diyordu. E tabi ki listede kendini bişi sanan çok sevgili şefim de vardı. Biz mi? Güldürme beni :)

          

Salı günü gelene kadar asla “Böyle bi yemek varmış” demedim. Kendisinin yukarıdan aşağıya bilgi akışını sağlaması gerekiyordu. Ama o bunu bir sır gibi sakladı. Salı günü müdürlerden biri çok şıktı. “Ooooo ne güzel olmuşsun böyle” dedim. “Akşam yemek var ya ondan böyle giyindim :)” dedi. Yani maili görmesem de birisi bana yemek olayını söylemiş oldu. Öğlen yemeği eski iş arkadaşlarımla yedim. Çalışma arkadaşım ve ofisten bir grup da beraber yediler. Her nasılsa laf yemeğe gelmiş, elbisesi cici olan arkadaş da yemekle ilgili bi cümle sarf edince benim dünyalar dürüstü şefim de kadını masa altından dürtmüş. :))))) Çalışma arkadaşım “Gözlerimle gördüm dürttüğünü, sonra da lafı değiştirdi” dedi. Dahası da var. Benim cin arkadaşım Şef’in daha da üstüne gitmek için “ŞEF X akşam yemek varmış öyle mi?” diye soruyor. O da “Hıı evet var” diyor. “ElbiseliKadın da (başka isim bulamadım kurusa bakmayın :)) benden mi saklıyor yani yemek yenileceğini, ne ayıp!” diye üstüne gidiyor bizimki. Cevaben azıcık dürüstlük beklersiniz di mi? Yooook. Gelen cevap “Sen üzülürsün diye saklamaya çalışmıştır. Senin alınmayacak biri olduğunu bilmiyor demek ki.”

Yuhhhhh! diyorum Yuhhhhh! Ulan kızı susturan sen, bir şeyler saklayan sen, bi de üstüne kızı aptal yerine koyan sen! İnsan azıcık utanır yaa azıcık! Yemek dediğin nedir ki? Sen zaten bizim üst pozisyonumuzdasın senin yemeğe gitmen gayet normal. Bizim de açlıktan ölmediğimiz gibi, ilk defa iş yemeği görmüyoruz!

Ayy yine çok sinirlendim şimdi!